Özel Arama



Bizi biz yapan duygularımız

5/8/2008 - Yine çöktü hasretrin içime

Kategori: SiiR

Yine çöktü hasretrin içime

Tütünsüz kalmamak için son kibritini yakmayan son sigarasına dokunmayan bir tiryakiyim şimdi.
Neler hayal etmiştik birlikte sevgili, sende benim gibi hatırlıyor musun?

Kah için acıyor, kah yüzünde tebessümler can buluyor mu?
Sen'de özlüyor musun? Benim seni özlediğim gibi.
Tüm imkansızlıklara rağmen savaşmalıydım, bu oyunun galibi biz olmalıydık diyor musun?
Pişmanlıklarının ardı sıra, bir ateş sarıyor mu içini?
Birer birer umutların, hayallerin yitip gidiyor mu ?
Özlüyor musun? Benim SEN'i özlediğim gibi.

Aklından çılgınlıklar geçiryor mu? 
Şimdi çıkıp gitsem, çalsam kapısını, sarılsam boynuna, hiç konuşmadan
kokusunu ciğerime çeke çeke, ağlasam hıçkıra hıçkara katılırcasına.
Sonra göz göze gelsek silse gözümün yaşını.
Dese ki; "sus ne olur ağlama ben buradayım artık."
Tüm olmazlara inat geldim sana diyesin var mı?
Korkuların var mı?
Ya o kapı bana açılmazsa, unutamadıysa , affedemediyse incitişimi..
Ya beni unuttuysa, diye korkularn var mı sevgili?

SEN'i  öyle özledim ki, bazen dayanılmaz oluyor özlemin,
Gözpınarlarımdan akamayan yaşlarım süzülüyor boğazıma,
Deli bir ağrıyla kasılıyor ses tellerim ben yine konuşamıyorum.
Susuyorum… 
Dudaklarım kurudu yine, susadım sana,
Yüzüm ellerini özledi, gözlerim gözlerini, türküler hala seni söylüyor bana, Onlarda yanıyor benim gibi,
Elini tutasım var, ellerim titriyor uzanamıyorum sana,
Ben sevdayı sende tattım, aşkı, özlemi, çıkarsızlığı....
Aşkların en güzelini, kelimelerin kifayetsiz kaldığı o yerde susarak yaşadım…

Şimdi neye baksam bir sen var içinde,
Kiminle konuşsam senden bir iz var sesinde,
Hangi türküyü dinlesem bir sen var ezgisinde. 
Yüreğim yine bavulum da işte,
Git! dediğinde apar topar toplamaya çalıştığım,
Yaralı, kırgın, üzgün, sevdalı,
Sevdasından kocaman olmuş bir yürek var koca bir bavulun içinde,
SEN varsın o yüreğin içinde de.
Şimdi söyle bana sevgili, nasıl sevsin bu yürek başka birisini,
Umudunun son kırıntılarıyla gelmişti sana, şimdi kırıntılarını da yitirdi.
Hak ettiğimiz bu muydu?
Gidersen aşka yazık edersin diyen sen!
Söyle şimdi niye gönderdin ki beni?
"Kal" demeni bekledim, "sabret" demeni…
Gururun öylesine sarmıştı ki yüreğini, benden bile büyüktü içinde...
Hani sana her baktığımda, söylediğim her güzel sözde bir tel kopardı içinde, Erirdi için taşardın benimle,
Ne çabuk tükettin bizi sevgili.
Yazık ettin bize...
Benimde korkularım vardı  ama ben senin gibi kıymadım sevdama,
Celladı olmadım yarimin.
Canımı verdim can diye diye , sabahladığım nice gecelerde.
Şimdi gözü yaşlı deli bir yalnızım işte,
Sen birimdin, ben sana gelip bir sürü sıfırımla bin değer katmıştım ya ,
Birsiz benim hiç anlamım yokmuş...
Şimdi daha iyi anladım…
 
 
Şebnem Sunay
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

26/11/2007 - GEÇ KALDIN CANÖZÜM...

Kategori: SiiR

Geç kaldın canözüm;

Nerelerdeydin bu saate kadar ?

Ben gitmeliyim şimdi senden,

Vaktinde yetişebilmek için bir bilinmeze.

“ Nereye böyle erken, erken “ deme,

Çok bekledim seni; bir nefes daha fazladan kalabilmek için bizde.

“ Bu kadar çabuk mu ? ” deme sakın…

Kovalamaca oynayan akreple yelkovanı hiç suçlama,

Sana su gibi akıp geçen saatlerin

Her dakikasının, her bir saniyesinde bir iğne saplandı benim yüreğime.

Sen kim bilir hangi sevdalarda, hangi pamuk bulutun üzerindeydin

Seni beklerken kum tanelerinden tesbihler yaptığım benim azap saatlerimde.

Yazık, yarım kaldı bir sevda masalı daha.

Hani mutlu sonla biterdi bütün masallar,

Kim kandırdı benim büyümeye direnen çocuk yüreğimi,

Neden öğretmediler AŞKIN tüm edebi kuralları yıkan,

Sonu hüzünle, kavuşamamakla biten gerçek bir masal olduğunu.

Yoksa kavuşamadığımız için mi aşkız seninle ?

Biz !

Ne hoş geliyor kulağa, söylemesi bile başka bir güzel

Birkaç saatliğine olsa da, biz olabilmek nasılda tarifsiz bir duygu.

Ah ! geceleri yastığa başımı sensiz koymak yok mu !

Bir gece istedim, tek bir gece;

Yatağımızda iki yastık olmasına rağmen

Tek bir yastığı paylaşacak kadar sokulup sana

Kokunu duyumsayarak,sıcaklığını tenimde, nefesini yüzümde hissederek uyumak…

Gözümü açtığımda gördüğüm ilk ve en güzel şeyi,

Seni o an içinde yaşayabilmeyi istedim

Gitmeden önce…

Çok geç kaldın canözüm…

Bak işte, yokluğunda yüreğime iğneler saplayıp geçmeye direnen saniyeler

Şimdi yanımdasın ya, tek tek söküyor iğneleri yerlerini kanata kanata

İnanılmaz bir hızla.

Şimdi gitmeliyim ben…

Bir iz bırak demeyeceğim sana

Ey yar !

Yaralarım öyle derin, öyle çok kanıyor ki,

Çok zaman alacak kabuk bağlaması ,

Tam iyileşmeye yüz tutmuşken irinlenecek aniden ve başlayacak tekrar kanamaya,

Tekrar, tekrar… hiç geçmeyecek belki.

Şimdi gidiyorum canözüm erken, erken, geç kalınmışlıklar yüzünden.

Beni bekleyen bir bilinmeyene vaktinde yetişebilmek için,

Bende bıraktığın en derin izinle birlikte…

Sevdamla…

Şimdi gidiyorum erken, erken…

 

 

Şebnem Sunay

6 YorumYorum yaz!Bağlantı

26/11/2007 - Güzel Olan

Kategori: SiiR

Güzel gözlüm deme bana,

Güzel olan benim gözlerim değil;

Sensin güzel olan,

İçine katıldığı her şeye güzellik katan.

Süslenirken baktığım aynam gibisin,

Senin yansımanım ben,

Güzel olan gözüme yüzüme sürdüğüm boyalar değil,

Onlar, senden ilham alıp renk katarlar ruhuma,

Sen yoksan ne boya boyadır ne ayna ayna...

Yaşam sende can buluyor, sen yoksan ruhta yok

Bir ceset yürür sokaklarda...

 

ŞEBNEM SUNAY

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

26/11/2007 - SONA DOĞRU YAKLAŞIYORUZ

Kategori: SiiR

18.02.2007

 

Sona doğru yaklaşıyoruz hızla,

 

Bilmeden, istemeden…

Bitişimizi düşündükçe kalbim isyan ediyor aklıma.

Çıldırasım, bağıra çağıra ağlayasım, saçlarımı avuç avuç yolasım geliyor içimden.

Bir duvardan diğerine vursam kendimi defalarca dinmeyecek acım.

İstediği olmamış şımarık bir çocuk gibi atsam kendimi yerden yere,

Bağırsam avazım çıktığınca hiç susmadan saatlerce, gitmez kalır mısın benimle ?

Düşündükçe bitişimizi, ağlayasım geliyor…

Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımda, dayanılması zor bir ağrı kısıyor sesimi

Haykırışlarımda yarım kalıyor Sevgili!...

Haramsın bana sevdam.

Sen geldiğin gün kurulmuştun gitme vaktine…

Hep bir gün gidişini sessizce izleyeceğimi bilebile sevdim seni.

Terk eden mekan değiştiren sen olmayacaktın üstelik,

Elinle ellere gönderip beni, yakacaktın masalımızı.

Her şeyin gibi benden gidişinde farklı olacaktı,

Sevdanın en ateşli, can yakan yerinde bize verilen süre dolacaktı

Ve çalacaktı gitmeye kurulu saatinin alarmı…

Ne içimde çıkan yangını söndürebilecek,

Nede  başımda tüten dumanları savurabilecek vaktin kalmayacaktı.

Biri gelmişti kapıya, beni senden kopartmaya, bizi yakacak yangına kibrit çakmaya;

Hevesli, heyecanlı, özlemlerle dolu…

İleriye doğru ilk adımı atıp sen arkamda kaldığında, dönüp bakmayacaktım ama

Gitme!

Bende kal !

Demeni dileyecektim içimden,

Ta ki, bir yabancının uzanan eline

Ayakta kalabilmek için tutunmak zorunda bırakılana dek…

Arkamda kalan sadece bedenin olacaktı,

Ne sen benden gidebilmeyi, ne de ben seni gönderebilmeyi

Becerememiştik…

Öyle derinlerde, öyle büyüktü ki bu aşk içimde;

Kan olup damarlarımda akıyor, hücrelerime yayılıp iliklerime işliyordu hala.

Cesedimi gönderebildin sadece bedeninden birkaç adım uzağına,

Ruhum sende kaldı.

Beni sensiz, habersiz, merakta bırakma olur mu?

Başımın üstünde yerin var, her gece gel ne olur rüyalarıma…

Sen sözünün erisindir bilirim,

Hadi, söz ver bana sevgili...

Kuyruklu yıldızım ölmeden son arzum bu.

Yaşamak denir mi buna, senden uzaklarda?

Son kez öp beni kapatıp gözlerini…

Sarıl, her zamankinden daha sıkı sıkıya, kokun sinmeli tenime.

Eğme başını dik tut,

Son kez bak, bak gözlerimin içine sevdalı, sevdalı..

Güç ver bana,

Benim dermanım yok ki, bir adım atmaya senden öteye.

Gidiyorsun işte,

Gönderiyorsun beni elinle ellere.

Ben her gece geleceğim rüyana,

Her bahar eseceğim ürperten bir rüzgarla sana doğru.

Gidiyorum baş tacım….

                                                       Ruhum

                                                                                Sende

                                                                                                       Kaldı…

  

Şebnem Sunay

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

26/11/2007 - BİTMİYORSUN...

Kategori: SiiR

BİTMİYORSUN!

GİTMİYORSUN HİÇBİR YERE

DURDUĞUN YER HEP AYNI

YANINA ALDIĞIN İNCE BİR SIZI YARENLİK EDİYOR SANA KALBİMDE…

YENİ BİR ADIM ATMAYA ÇALIŞSAM OLMUYOR..

PASLI BİR ANA TAKILIYOR DÜŞÜNCELERİM

AKLIMA DÜŞÜYOR  SÖZLERİN, GÖZLERİN, YÜZÜN,

NEFESİN…

KİMSENİN GÖZLERİ SENİN GİBİ BAKMIYOR

KİMSENİN ELİ SENİN GİBİ DOKUNMUYOR

KİMSENİN YÜZÜ SENİN GİBİ GÜLMÜYOR

KİMSENİN SÖZLERİ SENİN GİBİ İÇİME SU SERPMİYOR… 

YÜRĞİMİ!

KİMSE TİTRETMİYOR…, 

BÖYLE DEĞİLDİM BEN SENİ BİLMEZDEN ÖNCE

GİTTİĞİMDE BİTERDİ

BÖYLESİNE ACITMAZDI YÜREĞİMİ

UMUT ARAMAZDIM KIRINTILARDA

VE

YALNIZLIK HİSSETTİRMEZDİ BÜYÜK KALABALIKLAR…

ŞİMDİ;

NE YANA BAKSAM SEN VARSIN,

KİMİNLE KONUŞSAM SENİN SÖZLERİN,

HANGİ BAKIŞLA ÇARPIŞSAM SENİN GÖZLERİN.

ANLAYACAĞIN KİMİ GÖRSEM SEN BİLİR OLDUM

KİMİ TANISAM İÇİNDE BİR SEN ARAR OLDUM… 

GİDİYORUM

BİR YANNIMI SENDE BIRAKARAK

YARIM SEVDALARA

GİDİYORUM

İÇİM DIŞIM SEN DOLU

SENSİZ YARINLARA…

KENDİNE İYİ BAK DEME BANA…

BEN ETTİĞİMİ ÇEKİYORUM

İYİ OLDUĞUMU FARZET,

ZATEN ÖYLE OLACAK

SENİ TANIMAK, YAŞAMAK, GÜZEL Dİ’Lİ GEÇMİŞ ZAMANLARDA KALDI ŞİMDİ

SENİ SESSİZCE YAŞAMAK ,

Kİ BEN BUNU SENİ SEVDİĞİMDEN DAHA ÇOK SEVDİM

TÜM GELECEK ZAMANLARA YAYDIM SENSİZLİĞİ İÇİM SEN DOLU…

KENDİNE İYİ BAK DEME BANA

BENDE GETİRMEYECEĞİM SENİ

ÇIKARTAMADIĞIM AKLIMA

KENDİNE İYİ BAK DEME BANA…

                                                                         

                                                                          ŞEBNEM SUNAY

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

26/11/2007 - BİR ALACA KARANLIKTA...

Kategori: SiiR

Yine en baştayım;

Ana rahmine düştüğüm an kadar yalnız ne yapacağını bilemez bir halde, yine öksüz kaldı serseri ruhum ve büktü boynunu üzerine sıçrayan mundarlıkla.

   Tuhaf hissediyorum kendimi, içimde zaman zaman eksikliğe dönüşen bir eziklik duygusu hüküm sürüyor. Sanki hayatımda bir şeyler hep yarım kalacakmış gibi.

    Seninle tamam olur sanmıştım, olmadı hala eksik bir yarım canın sağaolsun.

Yoruldum!

Çok yorgunum; yaşamaktan, savaşmaktan, aramaktan, bulduğumu sanıp yanıldığımı anlamaktan. Yoruldum…

Bu Kader midir?

     Bir boşluğa salıvermek kendimi ya da dayamak silahi şakağıma, çözüm olabilseydi keşke yaralarımı sarıp acılarımı dindirmeye…

Sahip olduğun, sıkı sıkıya sarıldığın tüm değerlerin teker teker yitip gittiğini görmek, asıl kanayan bu...

Herşeye rağmen hayat devam ediyor ve ben insanlara gülümsemek zorundayım kanayan acı bir tebessümle.

Benim yıkılmak gibi bir lüksüm yok!!!

   Hayattan şunu öğrendim;

Aşk bir bedene değil bir ruha ait ve o ruh ne kadar tehlike saçsada Aşık Ruh bunu görmek istemeyecek kadar kör, ruhunu kaybettiğinde kendini yalnızlıklara mahkum edecek kadar aptal, ateşle oynayacak kadar cesur…

   Ve unutabilmek için hafızasını kaybetmeye mecbur…

Ölümü seçebilecek kadar cesur değilim. Korkma bişey yapmam kendime zulmetmekten başka. Hiçbirşey eskisi gibi olamıyor ne dolabiliryoruz taşacak kadar, ne bomboş kalınıyor dibi sıyrılmış bir tabak misali.

  Apansız bir kurt sızıyor damarlarımdan beynime giden yola ve için için kemiriyor güzel olan ne varsa.

  Kaybediyoruz tüm ihtişamımızı bir alaca karanlıkta…

 

 

ŞEBNEM SUNAY

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

26/11/2007 - UMUTSUZ BİR RÜYADA....

Kategori: SiiR

Ben sana yaklaştığımı zannederken adım adım,

Sen, çoktan hazırlanmış gidiyormuşsun varsam da erişemeyeceğim kadar uzaklara.

Benim içimde tomurcuklanmaya hazır sevgi filizleri büyürken,

Sen, fırtınalar kopartmışsın bir kaşık suda ve savurmuşsun bize dair ne varsa Hoyrat deli bir rüzgarla.

   Ne olduğunu anlayamadan kayıvermiştin ellerimden;

Tıpkı güzel görünen karlı bir kış günü,

Soğuğuna aldırmayacak kadar cazibesine kapılıp

Avuçlarıma aldığım bir top kar parçası,

Ve dayanabilmek için bırakmadan elimden sıcağa kaçtığım,

Belki canımı acıtmaz umuduyla ellerimi ısıtmaya çalıştığım..

Bir top kar parçası gibi süzülüyordun parmaklarımın arasından...

 Gücüm yetmiyordu seni tutmaya, çaresiz seyrediyordum yitip gidişimizi.

Sen yok oluyordun, ben kahroluyordum donduran bir yangında…

   Nasılda hırçındın huysuz çocuklar gibi öfkelerine karşı.

Korkularımıza mı yenik düşmüştük, yoksa bedenlerimizi gururlarımız mı sarmıştı da girmiştik bu dönülmez yollara?

   Öyle şaşkın, öyle telaşlıydı ki serçe yüreğim,

Çırpınmaktan başka bir şey gelmiyordu elinden ve batıyordu çırpındıkça.

Şimdi daha çok korkuyordu dibe vuracağını sanarak.

Hırçınlığın bulaşıyordu yavaş yavaş bana.

Çünkü canım acıyordu, yaralanıyordum, umudumu yitiriyordum bir kez daha, İnançlarımı kaybediyordum bilmem kaçıncı defa.

   Ne kadar korksam da kaçmayacak kadar cesaretim vardı bir parça.

Sana varabilir miyim? Bilmeden yürümeye çalıştığım tozlu taşlı patika yollarımda, canım çok acısada....

Yola çıktım bir akşam vakti sana doğru.

Ben ne zaman seni beklesem ya da ne zaman sana gelmeye niyet etsem

Apansız bir yağmur iner bu memlekete.

İnsan böyle divane gibi sevince anlam yüklüyor olur olmaz her şeye.

Ya mutluluktan nemlenirdi gözlerim ya da yokluğunun acısından.

Şimdi yoktun gökyüzü ağlıyordu halime.

   Yaptığım her şey o anda yaşadıklarım değildi aslında,

Yaşamayı istediğim şeylerin gölgesiydi umutsuz bir rüyada.

 

Şebnem Sunay

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/11/2007 - VAKİT VARKEN

Kategori: SiiR

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23/11/2007 - KÜÇÜĞÜM....

Kategori: SiiR

Hiç büyüme hep böyle kal küçüğüm.

Hep böyle masum, saf ve tertemiz.

Sana her büyü deyişimde haksızlık ediyormuşum şimdi anladım.

Ben büyüdüm de ne oldu?

Bak elbiselerim temiz, senin kalbinin olduğu kadar.

Senin suya taş atarken tozlu topraklı yollarda üstüne sıçrayan çamur,

Benim yüreğime sıçradı büyürken.

Bırak üstün başın toz olsun, yağmurda koşarken pantolonun çamur içinde kalsın.

Ama sakın geçme !

Benim geçtiğim, pusuya yatmış sinsilerin kurduğu görünmez tuzaklarla dolu yollardan.

Dedim ya;

Sana haksızlık ediyorum…

Sen, benim zifiri karanlıklarıma ıslak kibritinle  ışık çakmaya çalışırken

Ben seni zindanlarıma çekiyorum…

Gelme peşimden!

Korkarım,

Üzülürsün, yara alır minik yüreğin,  yara geçer izi kalır.

Ya da yaran kabuk bağlar,

Biri gelir sen anlamadan o kabuğu kaldırırda

Tekrar kanar iyileşmeye yüz tutmuş sevdan!

Ve hep böyle izlerle dolar küçük dünyan.

Sen hiç büyüme…

Hep böyle kal hayalimde, düşümde.

İnsanların kalleşliklerine isyan edip tutunacak dal ararken,

Yanımda olamasan da, ışık ol yine zifiri karanlıklarıma,

Hayalimde kalan bu halinle…

 

                                                                               ŞEBNEM SUNAY

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/11/2007 - GİTMESEYDİN.....

Kategori: SiiR

Gitmeseydin iyiydi,

Ama gittin baba!

Hiç dönüp baktın mı arkanda bıraktıklarına?

Görebildin mi?

En kocaman adımlarınla kaçarken,

Tomurcuklanmaya hazırlanan üç goncanın nasıl solduğunu?

Gelirsin diye içimde büyüttüğüm umutlarımla,

Nasıl yaşadım o kapkara geceleri?

Nasıl bekledim hiç doğmayacak güneşleri?

Görmedin, farkedemedin BABA!

Ayakta duruyorum diye güçlüyüm sanma,

Yıkılmak üzere inşa edilmiş temelsiz bir barakadan hiç farkım yok

İnan BABA…

Seni aradım ben sığındığım her limanda.

Yıkıldım,

Bulduğumu sandığımı anladığımda…

Hatalar yaptım, hatalar üstüne

Sence suçlu muyum?

Söyle, söyle BANA!!

Ben koca bir ömrü yargılamaya çalışırken

Yüreğimin mahkemesinde;

Sen çoktan giydirmiştin hükmünü…

Bakmadın bile sanık sandalyesine.

Çoktan terk etmiştin, reddetmiştin bizi…

Hiç acımadan kırdın! Kuruttuğun dalları

Ve savurdun hoyrat deli bir rüzgara…

Şimdi uzun metrajlı yaşanmış bu dramdan

Çınlayarak yankılanan tek cümle kulaklarımda

Ve gözlerimde donup kalmış o kare,

Acı bir hatıra…

Topladın hepimizi askerlerin misali bir araya, dizdin içtima sırasına;

Döküleverdi dudaklarından;

Her bir harfi hançerden, her bir kelimesi zehirden,

O beter sözler.

“ Size merhametim kalmadı artık! Hepinizi evlatlıktan reddediyorum”

Öldürseydin o anda,

Canım yanmazdı, gözüm açık kalmazdı BABA!

Sen yaralayıp attın akbabalara!

Daha onsekizimdeydim , çocuktum

İhtiyacım vardı sana ve beni bağrına basacak bir anaya.

Sen beni yapayalnız bıraktın

Amansız bir kasırganın ortasında…

Yine balık tutmaya gidersen bir ilkbahar sabahı,

Bir dere kenarına.

Dokun! Şebnem düşmüş yapraklara,

Bastığın yerdeyim!

Başını eğsen beni göreceksin.

Gözlerinin rengi yansıyacak mavi mavi, gözlerimin yeşiline…

Tüm yaşanmışlıklara inat, bir kız bakacak sana,

Çocuk gözleriyle bilmesende…

                                                                              

 

 Şebnem Sunay

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

2.JPG( www.negatif.com ) Hala vaktin varken, hala nefes alabiliyorken....İçinde kalmasın söylenememiş sözlerin...son; bir nefes kadar yakınındaymış gibi yaşa, içinde tutma, hala dile getiremediğin sevgini... Eğer kırgınsan birine senden af dilemesini bekleme, ilk sen uzat elini tebessüm eden gözlerle...Belki öyle pişmandır ki, kalp kıran utancından bakamıyordur yüzüne...Hadi hala vaktin varken, nefes alabiliyorken, hadi şimdi git sevdiklerine...Kırgındım, sana ama geçti de, eğer hiç söylemediysen sevdiğini, o gün bugündür...Hadi bi

Son Yazılar

Yine çöktü hasretrin içime
Çarşamba - Günün Sözü
Salı - Günün Sözü
Pazartesi - Günün Sözü
Pazar - Günün Sözü
Cumartesi - Günün Sözü
Yağmur
Cuma - Günün Sözü
Perşembe - Günün Sözü
Çarşamba - Günün Sözü
Salı - Günün Sözü
Zangoc’un Karısı (Ses Gelmiyor):))
Pazartesi - Günün Sözü
Yaz Güneşime
Pazar - Günün Sözü
Cumartesi - Günün Sözü
ŞİİR TÜRLERİ
Cuma - Günün Sözü
Perşembe - Günün Sözü
Senin Kadının Olmak
GEÇ KALDIN CANÖZÜM...
Güzel Olan
SEVMEK BAZEN VAZGEÇMEKTİR
SONA DOĞRU YAKLAŞIYORUZ
BİTMİYORSUN...

Kategoriler

Arkadaşlarım

Yumile'ye Kaydet Bunu Kaydet Yumile'ye Ekle Yumile'ye Kaydet <%@ Page Language="C#" AutoEventWireup="true" CodeFile="Default.aspx.cs" Inherits="Default" %> Blog Detaylari