Tütünsüz kalmamak için son kibritini yakmayan son sigarasına dokunmayan bir tiryakiyim şimdi. Neler hayal etmiştik birlikte sevgili, sende benim gibi hatırlıyor musun?
Kah için acıyor, kah yüzünde tebessümler can buluyor mu? Sen'de özlüyor musun? Benim seni özlediğim gibi. Tüm imkansızlıklara rağmen savaşmalıydım, bu oyunun galibi biz olmalıydık diyor musun? Pişmanlıklarının ardı sıra, bir ateş sarıyor mu içini? Birer birer umutların, hayallerin yitip gidiyor mu ? Özlüyor musun? Benim SEN'i özlediğim gibi.
Aklından çılgınlıklar geçiryor mu? Şimdi çıkıp gitsem, çalsam kapısını, sarılsam boynuna, hiç konuşmadan kokusunu ciğerime çeke çeke, ağlasam hıçkıra hıçkara katılırcasına. Sonra göz göze gelsek silse gözümün yaşını. Dese ki; "sus ne olur ağlama ben buradayım artık." Tüm olmazlara inat geldim sana diyesin var mı? Korkuların var mı? Ya o kapı bana açılmazsa, unutamadıysa , affedemediyse incitişimi.. Ya beni unuttuysa, diye korkularn var mı sevgili?
SEN'i öyle özledim ki, bazen dayanılmaz oluyor özlemin, Gözpınarlarımdan akamayan yaşlarım süzülüyor boğazıma, Deli bir ağrıyla kasılıyor ses tellerim ben yine konuşamıyorum. Susuyorum… Dudaklarım kurudu yine, susadım sana, Yüzüm ellerini özledi, gözlerim gözlerini, türküler hala seni söylüyor bana, Onlarda yanıyor benim gibi, Elini tutasım var, ellerim titriyor uzanamıyorum sana, Ben sevdayı sende tattım, aşkı, özlemi, çıkarsızlığı.... Aşkların en güzelini, kelimelerin kifayetsiz kaldığı o yerde susarak yaşadım…
Şimdi neye baksam bir sen var içinde, Kiminle konuşsam senden bir iz var sesinde, Hangi türküyü dinlesem bir sen var ezgisinde. Yüreğim yine bavulum da işte, Git! dediğinde apar topar toplamaya çalıştığım, Yaralı, kırgın, üzgün, sevdalı, Sevdasından kocaman olmuş bir yürek var koca bir bavulun içinde, SEN varsın o yüreğin içinde de. Şimdi söyle bana sevgili, nasıl sevsin bu yürek başka birisini, Umudunun son kırıntılarıyla gelmişti sana, şimdi kırıntılarını da yitirdi. Hak ettiğimiz bu muydu? Gidersen aşka yazık edersin diyen sen! Söyle şimdi niye gönderdin ki beni? "Kal" demeni bekledim, "sabret" demeni… Gururun öylesine sarmıştı ki yüreğini, benden bile büyüktü içinde... Hani sana her baktığımda, söylediğim her güzel sözde bir tel kopardı içinde, Erirdi için taşardın benimle, Ne çabuk tükettin bizi sevgili. Yazık ettin bize... Benimde korkularım vardıama ben senin gibi kıymadım sevdama, Celladı olmadım yarimin. Canımı verdim can diye diye , sabahladığım nice gecelerde. Şimdi gözü yaşlı deli bir yalnızım işte, Sen birimdin, ben sana gelip bir sürü sıfırımla bin değer katmıştım ya , Birsiz benim hiç anlamım yokmuş... Şimdi daha iyi anladım…
Ana rahmine düştüğüm an kadar yalnız ne yapacağını bilemez bir halde, yine öksüz kaldı serseri ruhum ve büktü boynunu üzerine sıçrayan mundarlıkla.
Tuhaf hissediyorum kendimi, içimde zaman zaman eksikliğe dönüşen bir eziklik duygusu hüküm sürüyor. Sanki hayatımda bir şeyler hep yarım kalacakmış gibi.
Seninle tamam olur sanmıştım, olmadı hala eksik bir yarım canın sağaolsun.
Yoruldum!
Çok yorgunum; yaşamaktan, savaşmaktan, aramaktan, bulduğumu sanıp yanıldığımı anlamaktan. Yoruldum…
Bu Kader midir?
Bir boşluğa salıvermek kendimi ya da dayamak silahi şakağıma, çözüm olabilseydi keşke yaralarımı sarıp acılarımı dindirmeye…
Sahip olduğun, sıkı sıkıya sarıldığın tüm değerlerin teker teker yitip gittiğini görmek, asıl kanayan bu...
Herşeye rağmen hayat devam ediyor ve ben insanlara gülümsemek zorundayım kanayan acı bir tebessümle.
Benim yıkılmak gibi bir lüksüm yok!!!
Hayattan şunu öğrendim;
Aşk bir bedene değil bir ruha ait ve o ruh ne kadar tehlike saçsada Aşık Ruh bunu görmek istemeyecek kadar kör, ruhunu kaybettiğinde kendini yalnızlıklara mahkum edecek kadar aptal, ateşle oynayacak kadar cesur…
Ve unutabilmek için hafızasını kaybetmeye mecbur…
Ölümü seçebilecek kadar cesur değilim. Korkma bişey yapmam kendime zulmetmekten başka. Hiçbirşey eskisi gibi olamıyor ne dolabiliryoruz taşacak kadar, ne bomboş kalınıyor dibi sıyrılmış bir tabak misali.
Apansız bir kurt sızıyor damarlarımdan beynime giden yola ve için için kemiriyor güzel olan ne varsa.
Kaybediyoruz tüm ihtişamımızı bir alaca karanlıkta…
Hala vaktin varken, hala nefes alabiliyorken....İçinde kalmasın söylenememiş sözlerin...son; bir nefes kadar yakınındaymış gibi yaşa, içinde tutma, hala dile getiremediğin sevgini... Eğer kırgınsan birine senden af dilemesini bekleme, ilk sen uzat elini tebessüm eden gözlerle...Belki öyle pişmandır ki, kalp kıran utancından bakamıyordur yüzüne...Hadi hala vaktin varken, nefes alabiliyorken, hadi şimdi git sevdiklerine...Kırgındım, sana ama geçti de, eğer hiç söylemediysen sevdiğini, o gün bugündür...Hadi bi